Sélone Hakkında

Hep bir şeylerin arasında var olmuş bir kadın vardır. Şehirlerin ve saat dilimlerinin arasında; içinde büyüdüğü kültürlerle kendi seçtikleri arasında. Bir zamanlar olduğu kadınla hâlâ dönüşmekte olduğu kadın arasında. Sélone onun için yaratıldı.

Karşıtlığın güzelliği ortaya çıkardığı inancıyla kurulan Sélone, dünyaların buluştuğu o alanda var olur. İsmi bile bu ikiliği taşır: aynı anda hem bir yere hem hiçbir yere ait olan, tanıdık ama sabitlenmemiş bir ses. Mesele de tam olarak bu gerilimdir.

Kıyafetler bu gerilimin etrafında şekillenir. Yapıyla yerinde tutulan narin kumaşlar. Altında hareket ve duygu taşıyan bir yumuşaklık. Işıkla değişen; saate, ruh haline, pencerenin dışındaki şehre göre farklı dökülen parçalar.

Her tasarım kalıcılık düşüncesiyle başlar. Trendle değil, sezonla değil. Kaliteli malzemeler, amacı olan bir konstrüksiyon ve kendini ilan etmek yerine sessizce hissettiren bir zanaatkârlık. Sonuç, zamanla anlam kazanan bir gardrop: Her parça onu giyen kadının hikâyesine işlenir ve onun bir parçası olur.

Sélone aradaki anların markasıdır. Yola çıkışla varış arasındaki duraklama. Gündüzün geceye karıştığı an. Tam olarak kendin olma hissi: hareket halinde, acelesiz, bütünüyle kendine ait.